Aile Hukuku

Boşanma Davası Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Boşanmada müşterek hayat tamamen sonlandırılır. Fakat ayrılığa karar verilmişse müşterek hayat askıya alınmış demektir. Her iki durum içinde mahkemeye başvurularak kullanılan yenilik doğuran bir hak söz konusudur. Taraflar ayrılığa karar verilmesini talep ettiyse hâkim taleple bağlı kalarak ya ayrılığa karar verir ya da ayrılık talebini reddeder fakat boşanmaya karar veremez. Ancak taraflar mahkemeden boşanmayı talep etmişse, hâkim ayrılığa da karar verme takdir yetkisine sahiptir.

TMK Madde 167- Boşanma davası açmaya hakkı olan eş, dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir.

Boşanma Davasında Hangi Mahkemeler Yetkili Ve Görevlidir?

 Boşanma Davasında Hangi Mahkeme Yetkilidir?

TMK madde 168’de boşanma ve ayrılık davaları için iki mahkemeyi yetkili kılmış olup davanın bunların hangisinde açılacağını seçme hakkını taraflara bırakmıştır. Davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yerin yerleşim yerleri olması gerekmez fiilen eşlerin birlikte orada oturuyor olması yeterlidir.

TMK Madde 168- Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

 Boşanma davasında hangi mahkeme görevlidir?

4782 s. Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunda asliye hukuk mahkemesi derecesinde olan Aile Mahkemeleri görevli kılınmıştır.

Aile Mah. KGYUDK Madde 4- Aile mahkemeleri, aşağıdaki dava ve işleri görürler: 1. 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabı ile 3.12.2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işler,(2) 2. 20.5.1982 tarihli ve 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanuna göre aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi, 3. Kanunlarla verilen diğer görevler.

 

Boşanma Davasında Taraflar Kimdir?

Boşanma davasının tarafları evlilik birliği ile bir araya gelerek müşterek hayat kuran eşlerdir. Yani boşanma davası açma hakkı, eşe sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Ayırt etme gücü olan kısıtlı temsilcisinin rızasını almadan boşanma davasını açabilir ya da boşanma davasında savunmada bulunabilir. Ayırt etme gücü olmayan eşin adına yasal temsilcisi boşanma davası açamaz fakat ayırt etme gücü olmayanın aleyhine açılan bir boşanma davası varsa o davada onu temsil edip savunma ve kanun yolu başvuru haklarını kullanabilir. Ayırt etme gücünden yoksun olan tarafın temsilcisi diğer eşe karşı anlaşmalı boşanma davası açamaz. Ayırt etme gücünün olmamasından dolayı tarafı yasal temsilcisinin savunması ile diğer eşin kendini bir avukat ile yani vekille temsil ettirmesi aynı şey değildir.

Boşanma Ve Ayrılık Davasında Uygulanacak Usul Nedir?

 Taraflar, hâkimden maddi vakıalar hakkın yemin talep etsin ya da etmesin hâkim yemin teklif edemez, ettiremez. Taraflardan biri diğerinin ileri sürdüğü vakıayı kabul etmezse bu hâkimi bağlamayacaktır çünkü hakim sunulan bütün delilleri serbestçe takdir edecektir. Taraflardan biri ya da ikisi duruşmanın gizli yapılmasını hâkimden talep ederse hakim gizliliğe karar verebilir.

TMK Madde 184- Boşanmada yargılama, aşağıdaki kurallar saklı kalmak üzere Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tâbidir:

  1. Hâkim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe, bunları ispatlanmış sayamaz.
  2. Hâkim, bu olgular hakkında gerek re’sen, gerek istem üzerine taraflara yemin öneremez.
  3. Tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hâkimi bağlamaz.
  4. Hâkim, kanıtları serbestçe takdir eder.
  5. Boşanma veya ayrılığın fer’î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz.
  6. Hâkim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir.

Boşanma Ve Ayrılık Davasında Alınacak Önlemler Nelerdir?

Boşanmada alınacak önlemler hakkında bir kısıtlama yapılmamış geçici önlemlerin re’sen alınacağını belirtilip hâkime somut olaya göre takdir yetkisi tanınmıştır.

TMK Madde 169- Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.

Taraflardan biri dava ederken geçim sıkıntısı çekecek olması durumunda ekonomik durumu iyi olan eş diğer eşe tedbir nafakası verecektir. Nafakanın miktarını tarafların ekonomik gücüne ve olaya göre hâkim belirler. Nafakanın takdiri konusunda kusurun bir önemi yoktur. Taraflar anlaşmalı boşanmadıkları takdirde hâkim açılan davada eşlerin mallarıyla ilgili önlemler alacaktır. Eşler dava esnasında ayrı yaşayacakları için çocukların kiminle ne kadar kalacağına, diğer ebeveyn ile kurulacak kişisel ilişkisinin nasıl olacağına, ne kadar iştirak nafakası verileceğine, velayetin kimde kalacağına hâkim verir.

Dava Sonunda Ayrılık Ya Da Boşanma Kararı Verilmesi Ne Demektir?

Ayrılık Kararı Verilmesi Ne Demektir? Sonuçları Nedir?

Hâkimin ayrılığa karar vermesi ve kararın kesinleşmesi ile bir yıldan az üç yıldan çok olmamak üzere ayrılık süresi başlar. Ayrılık sürecinde ortak hayat tamamen bitirilmemiştir sadece durdurulmuştur. Henüz devam eden bir ortak hayatın varlığı sebebi ile ayrılık sürecinde 3. Kişiler ile yaşanan birliktelikler zina sayılacaktır. Kısaca eşlerin birbirlerine karşı olan yükümlülükleri devam edecektir.

Ayrılığa karar verilmesi halinde somut olaya göre hâkim mal rejimi sözleşmesi varsa kaldırılmasına karar verebilir.

Hâkimin taraflar için öngördüğü ayrılık süresi dolunca ayrılık kararı kendiliğinden sona erer. Ayrılık kararı sona erdikten sonra müşterek hayat tekrardan kurulamazsa taraflardan birsi boşanma davası açabilir.

Boşanma Kararı Ve Sonuçları Nelerdir?

Boşanma kararı bozucu yenilik doğuran bir haktır. Boşanmanın bazı sonuçları ipso iure ilkesi gereğinde kararda yer almadan meydana gelirken bazılarının meydana gelmesi için kararda yer alması gerekmektedir.

  • Boşanma ile medeni hali bekar olarak düzeltilen eşler tekrar evlenme hakkına sahiptirler.
  • Eşlerin bağlı olduğu mal rejimi hükümlerine göre malların tasfiyesi yapılacaktır.
  • Evlilik yoluyla kazanılan erginlik boşanmaya
  • Evlilik birliği içerisinde kadın kocasının soyadını kullanmış ise boşama sonucunda aynı soyadı kullanmaya devam etmesinde menfaati var ise mahkemeden evlilikteki soyadın kullanımını talep edebilir ve mahkemece buna izin tanınabilir. Şartlar değişirse taraflar için soyadı kullanılan erkek eş mahkemece verilen iznin kaldırılmasını talep edebilir.
  • Boşanma kararı kesinleştikten sonra kadın için iddet müddeti olan üç yüz günlük bekleme süresi başlar.
  • Boşanmış eşler birbirlerinin mirasçısı olamazlar.
  • Mevcut ya da beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zarar gören taraf, kusurlu olan taraftan zararın giderilmesi adına uygun bir maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi ve manevi tazminat davası boşanma davasının hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır.
  • Boşanma sebebi ile yoksulluğa düşecek tarafın kusuru daha ağır olmadığı müddetçe geçimi için diğer eşin mali gücü oranında süresiz olarak yoksulluk nafakasına hükmedilmesini talep edebilir. Yoksulluk nafakasına ilişkin hükümler boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içerisinde açılması gerekmektedir.
  • Mahkeme çocuk ile olan kişisel ilişkilerin düzenlenmesi hakkında karar verirken mümkünse anne ve babayı dinleyip ilgili makamların düşüncesini alır akabinde çocuğa vasi atanıp atanmaması gerektiğine veya çocuğun kimde kalacağına ilişkin karar verir.
  • Boşanmış anne ya da babaya mahkeme tarafından velayet verilmemiş olsa bile bu çocuğun bakım masraflarına katılmayacakları anlamına gelmemektedir. Çünkü taraflar gücü oranında bu masraflara katılmak zorundadır. Bu sebeple hakim talep olmasa bile çocuk lehine iştirak nafakasına hükmedebilir.
  • Yoksulluk nafakası boşanmadan sonra ayrı bir dava ile talep edilecekse görevli mahkeme nafaka alacaklısının yerleşim yerindeki aile mahkemesi olacaktır.
  • Maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının mahkeme tarafından toptan ya da irat şeklinde ödenmesine karar verilebilir. Fakat manevi tazminat irat biçimde ödenemez.
  • İrat şeklinde ödenmesine karar verilen nafaka ve tazminat arttırılabilir ya da azaltılabilir. Her iki durumda da mahkemeden talep gerekmektedir. Taraflardan birinin ölmesi ya da nafakayı alan tarafın yeniden evlenmesi ile nafaka yükümlülüğü son bulur.
  • Mal rejimi tasfiyesinden doğacak davalar on yıllık zaman zamanaşımına tabiidir.

Av. Ahmet EKİN & Stj. Av. Fatma Mislina DİNÇER

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu