Aile Hukuku

Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Boşanma sebepleri, evliliği sona erdiren hallerden olup genel ve özel boşanma sebepleri olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

Ölüm Ve Gaipliğin Evliliğe Etkisi Nedir?

  • Ölüm; Eşlerden birinin ölümü ile evlilik akdi kendiliğinden sona erecektir.
  • Gaiplik; Mahkemece gaiplik kararının verilmesi evlilik akdini kendiliğinden sonlandırmayacağı için mahkemeden evlilik akdinin feshi talep edilmelidir.
  • Cinsiyet Değişikliği; Evlendikten sonra eşlerden biri cinsiyetini değiştirirse kanun öngördüğü şartlar yerine gelmemiş sayılacağından evlilik birliği sona erecektir.

Boşanma Nedir?

Boşanma evlilik akdini gerçekleştiren eşlerin hayattayken bu akdi kanunda öngörülmüş bir sebebe dayanarak açılan dava ile son vermesidir. Boşanma nedenleri özel boşanma nedenleri ve genel boşanma nedenleri olarak ikiye ayrılmaktadır.

Özel Boşanma Nedenleri Nelerdir?

 Zina Nedir?

Kusura dayanan, özel ve mutlak bir boşanma sebebidir. Evlilik birliği devam ederken taraflardan birinin sadakat yükümlülüğüne uymayıp 3. Kişi ile birlikte olarak evlilik birliğini temelden sarsmadır. Yaşanan birliktelik eğer tecavüz sonucu vb. gibi nedenlerle irade dışında gerçekleşmesi halinde zinadan söz edilemeyecektir. Eşlerden birinin eşcinsel ilişkide bulunması halinde boşanma sebebi olarak zinaya değil haysiyetsiz bir hayat sürmeye dayanılarak dava açılacaktır.

TMK Madde 163- Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir

Zina suçüstü olarak tespit edilmemiş bile olsa eğer ispat edilen çeşitli olaylar ve bulgular ışığında hâkim zinanın varlığına kanaat getirirse zina sebebi ile boşanmaya karar verebilir.

Zina sebebi ile açılacak boşanma davasında hak düşürücü sürenin geçmesi ya da aldatılan tarafın zinayı affetmesi ile dava açma hakkı düşer.

TMK madde 161- Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Hak düşürücü süre geçerse dava açma hakkı düşecektir. Fakat zina devam ediyorsa her zina eylemi tarihinden itibaren süre yeniden başlayacak ve yeni bir dava hakkı doğacaktır. Zina eylemi işlendikten sonra aldatılan eş zinayı öğrenip affediyorsa TMK madde 161/3’e göre zina sebebine dayanan boşanma davası açma hakkından feragat etmiş demektir.

Hayata Kast, Pek Kötü Muamele Ya Da Onur Kırıcı Davranış Nedir?

TMK Madde 162- Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

TMK madde 162’de sayılan haller hem mutlak hem de kusura dayalı özel boşanma sebebidir.

Hayata kast illa bir eylemi yaparak değil bazen de yapmayarak olabilir. Taraflardan birinin düzenli kullanması gereken hayati bir ilaç varsa karşı tarafın bu ilacı bilerek vermekten kaçınması hayata kast eyleminin içerisinde değerlendirilecektir. Ayırt etme gücüne sahip olmayanlar kast şartını yerine getiremeyecekleri için boşanma sebebi oluşmayacaktır. Taraflardan biri hayata kast edeceği zaman boşanma sebebinin oluşmaması için ayırt etme gücünü ortadan kaldırmışsa diğer eş dava açabilir.

Pek fena muamele eşlerden birinin diğer eşin vücut bütünlüğüne ve sağlığına zarar vermeye yönelik her türlü saldırısıdır. Pek fena muamelenin varlığı için devamlılık aranmaz. Örneğin eşlerden birinin diğer eşi bir seferlik bile olsa normal olmayan cinsi münasebete zorlaması ile pek fena muamelenin var sayılması için yeterlidir.

Onur kırıcı davranışı gerçekleştiren eş diğer eşin onuruna ve kendisine haksız yere hakaret etmek, diğer eşi küçük düşürmek amacı ile sözlü, yazılı ya da hareketleriyle yaptığı saldırılardır.

Küçük Düşürücü Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedir?

Kusura dayalı özel ve nispi boşanma sebebi olup hak düşürücü süreye bağlanmamıştır.

TMK Madde 163- Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.

Küçük düşürücü suçun varlığına hâkim toplumdaki anlayışa göre takdiri olarak karar verecektir. Dolandırıcılık, hileli iflas, tecavüz, hırsızlık vb. suçları evlendikten sonra işleyen eşin bu suçlardan dolayı mahkûm olup olmamasının bir önemi yoktur diğer.

Haysiyetsiz hayat sürmeye dayanan boşanma davasının açılabilmesi için haysiyetsiz davranışın devamlılık göstermesi gerekmektedir. Bu davranışlar randevu eşi işletme, ayyaşlık, kumarbazlık, hayat kadını olarak çalışma gibi fillerdir. Eğer bu fiillerden biri eşlerden birinde evlenmeden önce devamlılık gösteriyorsa ve evlendikten sonra o fiili terk etmişse karşı taraf haysiyetsiz hayat sürmeye dayanarak boşanma davasını açamayacaktır. Bu sebeple haysiyetsiz hayat sürme fiillerinin boşanma nedeni olabilmesi için evlilik sırasında da devam etmesi gereklidir.

Terk ve Terkin Şartları Nedir?

Terk kusura dayalı, özel ve mutlak bir boşanma sebebidir.

TMK Madde 164- Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.

Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.

Terkin Şartları;
  1. Eşlerden birinin müşterek konutu yani ortak hayatı terk etmesi.
  • Ortak konutu terk, evlilik birliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmemek kastı ile yapıldıysa,
  • Terk için haklı sebebin sonradan ortadan kalkması ve buna rağmen eşin ortak konuta dönmediyse,
  • Diğer eli ortak konutu terke zorlama ya da haklı bir sebep olmadan onun ortak konuta dönmesi engellendiyse,

Kusurlu olan eşin ortak hayatı terk ettiği kabul edilecektir.

  • Terk en az altı ay sürmüş olmalıdır.
  • Terk eden eşe hâkim ya da noter tarafından eve dönmesi için ihtar çekilmelidir. İhtar çekildikten iki ay geçmesi halinde eş hala eve dönmezse diğer eşin terke dayanan boşanma davası açma hakkı vardır.

Akıl hastalığı hangi şartlarda boşanma sebebi olur?

Akıl hastalığının boşanma sebebi olabilmesi için üç adet şartın bulunması gerekmektedir;

  • Akıl hastalığının evlilik sırasında var olmalı
  • İyileşemeyeceğinin resmi sağlık kurul raporuyla tespit edilmiş olmalı
  • Akıl hastalığı sebebi ile diğer eş için ortak hayat çekilemez hale gelmiş olmalı.

Ortak hayatın çekilemeyecek hale gelmesi konusunda hakim objektif olarak takdirde bulunur.

Üç şartın devam ettiği süre boyunca dava her zaman açılabilir hak düşürücü süre mevcut değildir.

TMK Madde 165- Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir.

Genel Boşanma Nedenleri Nelerdir?

Evlilik birliğinin temelden sarsılması nedir?

Evlilik birliği içerisinde eşlerden biri ya da her ikisi için müşterek hayat çekilemez hale gelmiş olmalıdır. Genel ve nispi boşanma sebebi olan evlilik birliğinin temelden sarsılmasının varlığına hâkim takdir edecektir. Bu sebebe dayanarak açılacak boşanma davaları içim zamanaşımı ve hak düşürücü süre mevcut değildir.

Günümüzde en çok karşılaşan boşanma sebebidir. Eşler arasında fikir, duygu, düşünce farklılıklarının çok fazla olmasından mütevellit ortak paylaşım giderek azalır ve geçimsizlik başlar. Çiftler geçimsizliğin nedenini ya da nedenlerini hiçbir şekilde ortadan kaldıramaz ise anlaşmalı ya da çekişmeli boşanma ile müşterek hayatı sonlandırırlar. Kendini daha az kusurlu gören eşin açtığı boşanma davasına karşı taraf davacının kusurlu olduğunu öne sürebilir.

Anlaşmalı boşanma nedir?

Çiftler evlilik birliğini en az bir yıl yürütmüş olup hiçbir şekilde anlaşamadıklarına ya da ortak hayatı artık devam ettiremeyeceklerine karar verdikleri takdirde anlaşmalı olarak ya da davalı eş davacı eşin davasını kabul edip boşanmaya rıza göstererek anlaşmalı olarak boşanabilirler. Tarafların yaptığı anlaşma hukuka, ahlaka ve adaba aykırı olmamakla birlikte hâkim tarafından uygun bulunmalıdır.

Ortak hayatın kurulamaması, fiili ayrılık nedir?

Tarafların boşanma davası reddedilmiş olmasına rağmen kesintisiz üç yıl içinde yeniden müşterek hayat kurulamadığı takdirde eşlerden biri yeniden boşanma davası açarsa hâkim boşanmaya karar vermek zorundadır. Eşlerden biri ortak müşterek hayatı kurmak için çabalarken diğer eş bundan kaçınıyorsa, kaçınan eşe karşı diğer eş terkin şartlarını gerçekleştirerek üç yılın dolmasını beklemeden dava açabilir.

TMK Madde 166/4- Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

 Av. Ahmet EKİN & Stj. Av. Fatma Mislina DİNÇER

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu