Ceza Muhakemesi Hukuku

İletişimin Denetlenmesi ve Kaydedilmesi

İletişimin denetlenmesi, tespiti ve kaydedilmesinden bahsedecek olursak;

Anayasanın 22. maddesine göre; “Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz.”

Anayasanın söz konusu maddesi uyarınca Ceza Muhakemesi Kanununda da iletişimin denetlenmesi tedbiri katı kurallara bağlanmıştır. Bu yasadaki usuller dışında kesinlikle iletişimin denetlenmesi mümkün değildir.

Ceza Muhakemesi Kanununun 135. maddesine göre; “Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir.”

İletişimin tespiti (HTS Raporu) iletişimin içeriğine müdahale olmaksızın iletişim araçları arasındaki arama ve aranma bilgilerini ifade etmektedir. Şüpheli ve sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespiti, soruşturma aşamasında hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında mahkeme kararına istinaden yapılır. Kararda, yüklenen suçun türü, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, telefon numarası veya iletişim bağlantısını tespite imkân veren kodu ve tedbirin süresi belirtilir. Özellikle terör olaylarında maddi gerçeğe ulaşılması konusunda söz konusu tedbire başvurulmaması faillerin  tespitini zorlaştırmaktadır.

İletişimin Denetlenmesi Şartları Nelerdir?

CMK’nın 135. maddesinde yer alan iletişimin dinlenmesi, kayda alınması, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi koruma tedbiri için bazı şartların varlığı aranmaktadır. Bu şartlar;

  • Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmanın bulunması,
  • Suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığının bulunması,
  • Başka suretle delil elde etme imkânının bulunmaması,
  • Suçun İletişimin Denetlenmesi tedbirine müracaat edilecek suçlardan olması.
  • Katalog suçlardan biri işlenmiş olmalıdır. Katalog suçlarla ilgili sınırlama yalnızca dinleme, kayda alma, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi bakımından aranmaktadır. İletişimin tespiti tedbirine her suçta başvuru mümkündür.
  • Hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Cumhuriyet savcısı kararını derhâl hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl kaldırılır.

Dinleme, Kayda Alma, Sinyal Bilgilerinin Değerlendirilmesi Tedbirleri Bakımından Katalog Suçlar Nelerdir?

Bu madde kapsamında dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümler ancak aşağıda sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir:

  • Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80) ile organ veya doku ticareti (madde 91),
  • Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
  • İşkence (madde 94, 95),
  • Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
  • Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
  • Nitelikli hırsızlık (madde 142) ve yağma (madde 148, 149) ile nitelikli dolandırıcılık (madde 158) ,
  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
  • Parada sahtecilik (madde 197),
  • Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (madde 220, fıkra üç),
  • Fuhuş (madde 227
  • İhaleye fesat karıştırma (madde 235), (1) (2)
  • Tefecilik (madde 241),
  • Rüşvet (madde 252),
  • Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama
  • Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak
  • Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar
  • Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337) suçları)
  • Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
  • Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu,
  • Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
  • Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.

Tedbir şüpheli veya sanığın iletişimi üzerinde olmalıdır. Ancak şüpheli veya sanıkla iletişim kuran üçüncü kişilerin iletişimlerinin dolaylı olarak denetlenmesi de bu kapsamdadır. Talepte bulunulurken hakkında bu madde uyarınca tedbir kararı verilecek hattın veya iletişim aracının sahibini ve biliniyorsa kullanıcısını gösterir belge veya rapor eklenir.

Ceza Muhakemesi Kanununun 135. maddesinin 3. fıkrasına göre; “Şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişimi kayda alınamaz. Kayda alma gerçekleştikten sonra bu durumun anlaşılması hâlinde, alınan kayıtlar derhâl yok edilir.”

Şüpheli veya sanığa yüklenen suç dolayısıyla müdafiin bürosu, konutu ve yerleşim yerindeki telekomünikasyon araçları hakkında, iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına ilişkin madde hükmü uygulanamaz.

İletişimin Denetlenmesi Usul ve Sonuçları Nelerdir?

İletişimin denetlenmesi tedbiri Polis Vazife ve Salahiyet Kanununa göre; “5271 sayılı Kanunun 135 inci maddesi kapsamında yapılacak dinlemeler, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu bünyesinde tek bir merkezden yürütülür.”

İletişimin süresiz olarak denetlenmesi mümkün değildir. Süre konusunda ise Ceza Muhakemesi Kanununun 135. maddesinin 4. fıkrasında şu düzenlemeye yer verilmiştir; “yüklenen suçun türü, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, telefon numarası veya iletişim bağlantısını tespite imkân veren kodu, tedbirin türü, kapsamı ve süresi belirtilir. Tedbir kararı en çok iki ay için verilebilir; bu süre, bir ay daha uzatılabilir. Ancak, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak gerekli görülmesi halinde, hâkim yukarıdaki sürelere ek olarak her defasında bir aydan fazla olmamak ve toplam üç ayı geçmemek üzere uzatılmasına karar verebilir.”

Tesadüfen Elde Edilen Kanıtlar Nedir?

Ceza Muhakemesi Kanununun 138. maddesinin 2. fıkrasına göre; Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ve ancak, 135 inci maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet Savcılığına derhâl bildirilir.”

İletişimin Denetlenmesi ve Kaydedilmesi

Tesadüfen elde edilen bu delillerin dikkate alınabilmesi için söz konusu suçun da yukarıda sayılan katalog suçlardan olması aranmaktadır. Aksi takdirde elde edilen deliller hukuka aykırı delil vasfında olacak ve değerlendirilmeyecektir.

Önleme Amaçlı İletişimin Tespiti Nedir?

Önleme amaçlı iletişimin tespitinde henüz suç işlenmeksizin suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla uygulanan tedbirdir.

Bu tespit biçimi Polis Vazife Salahiyet Kanununda düzenleme alanı bulmuştur. Bu kanunda şu düzenlemelere yer verilmiştir;

  • Yetkili hâkim, Ankara ağır ceza mahkemesi üyesidir.
  • Kararda ve yazılı emirde, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, kullandığı telefon numaraları, ilgili internet bağlantı adresi veya bağlantıyı tesbite imkân veren kodundan belirlenebilenler ile tedbirin türü, kapsamı ve süresi ile tedbire başvurulmasını gerektiren nedenler belirtilir.
  • Kararlar, en fazla üç ay için verilebilir; bu süre aynı usûlle üçer ayı geçmeyecek şekilde en fazla üç defa uzatılabilir. Ancak, terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde devam eden tehlikelere ilişkin olarak gerekli görülmesi halinde, hâkim üç aydan fazla olmamak üzere sürenin müteaddit defalar uzatılmasına karar verebilir.
  • Uygulanan tedbirin sona ermesi halinde, dinlemenin içeriğine ilişkin kayıtlar en geç on gün içinde yok edilir. Durum bir tutanakla tespit olunur ve bu tutanak denetimde ibraz edilmek üzere muhafaza edilir.

Av. Ahmet EKİN & Stj. Av. Ezgi YÜCEL

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu