Ceza Hukuku

Müşteki Nedir?

Müşteki; diğer bir deyimle şikâyetçi demektir. Kanunda suç olarak tanımlanan bir eylemin ilgili mercilere bildirilmesi ile zarar gören, haksız fiili uğrayan, tehdit altında bulunan kişi “müşteki” olarak anılır.

Müşteki, hem günlük dilde hem de hukuken sıklıkla kullanılan bir kelimedir. Müşteki, şikâyet hakkını kullanan kişidir. Hukukin somut olaya göre müşteki; katılan, müdahil, müşteki sanık, müşteki şüpheli gibi sıfatları da alabilecektir.

Müşteki Ne Demek?

Müşteki, mağdur olan kişidir. Bir suçun işlenmesi karşısında tehdit altında bulunan, haksız bir eyleme maruz kalan, zarar gören kişiye hukuken müşteki denilmektedir. Müşteki, kelime anlamı itibariyle “yakınan, sızlanan” kişi demektir. Müşteki, diğer bir ifadeyle “şikâyetçi” anlamına gelmektedir.

Müşteki, bir kişinin maruz kaldığı haksız fiil sebebiyle suçun soruşturulması için savcılık veya kolluk makamına başvurması ile edinilen bir sıfattır. Bazı suç tipleri, şikâyete tabi değildir. Şikâyete tabi suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyet ile başlar. Şikâyete tabi olmayan suçların soruşturulması ve kovuşturulması ise savcılık makamının öğrenmesinin ardından re’sen gerçekleştirilir.

Kısacası; kanunda suç olarak tanımlanan bir eylemin ilgili mercilere bildirilmesi ile zarar gören, haksız fiili uğrayan, tehdit altında bulunan kişi “müşteki” olarak anılır. Müşteki, hem günlük dilde hem de hukuken sıklıkla kullanılan bir kelimedir. Müşteki, şikâyet hakkını kullanan kişidir.

Müştekiye karşı birden fazla suç tek kişi tarafından işlenebilir. Yine birden fazla kişi tarafından da müştekiye karşı suç işlenebilir. Müşteki, şikâyet hakkını kullanırken suçu işleyen herkesten şikâyetçi olmaktadır. Şikâyet, özel olarak suçu gerçekleştiren kişilere karşı değil, gerçekleştirilen eyleme karşı başvurulan hukuki bir yoldur. Yani gerçekleştirilen bir suçun, birden fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesi halinde müşteki, gerçekleştiren kişilerin tamamından şikâyetçi olacaktır.

Şikâyet hakkı, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olup devredilemez. Örneğin bir kimsenin, şikayete tabi bir suça ilişkin olarak arkadaşı ya da aile bireyleri için şikayetçi olması düşünülemez.

Müşteki Sanık Ne Demek?

Müşteki sanık, kovuşturma aşamasında kullanılan hukuki bir sıfattır. Bir kimsenin hem bir suça maruz kalmış olması hem de bir suç isnadı altında olması halinde kullanılır. Yani bir kimse, hem suç teşkil eden bir eylemle karşılaşmış hem de suç işlediğine dair isnat altındadır. Her iki suçun aynı suç olması gerekmemektedir. Yine aynı eylemden kaynaklanması zorunlu değildir.

Soruşturma aşamasında, bu kişiye “müşteki şüpheli” denilmektedir. Müşteki şüpheli, iddianamenin kabulü ile yani kovuşturma aşamasının başlaması ile “müşteki sanık” konumuna gelecektir.

Müşteki Sanık Ne Demek?

Müştekinin Diğer Sıfatları Nelerdir?

Soruşturma aşamasında müşteki, şikâyetçi olarak da anılmaktadır. Müştekinin aynı zamanda bir suç isnadı altında bulunması halinde ”müşteki şüpheli”  olması söz konusu olacaktır.

Kovuşturma aşamasında ise, mahkeme tarafından tarafların ifadeleri ve beyanları alınır. Şikâyet hakkının devam ettiğini ve davaya katılma isteği olduğunu beyan eden kişi “katılan” sıfatını alacaktır. Yine uygulamada katılan yerine “müdahil” sıfatı da kullanılmaktadır.

Yine müştekinin şikâyetçi olmaması fakat mağdur olması ve suç isnadı altında bulunması durumunda da “mağdur şüpheli” veya kovuşturma aşamasında “mağdur sanık” sıfatları kullanılmaktadır.

Müşteki, suçtan zarar gören, haksız bir eyleme uğrayan kişidir. Bu sebeple müştekinin bu hakkı başkalarına devredilemez. Bir kişinin vefat etmesi halinde, mirasçılar şikâyete tabi bir suç için müşteki sıfatını alamaz. Belirtmek gerekir ki; kişi vefat etmeden önce şikâyet hakkını kullanmışsa, mirasçıları davaya devam edebileceklerdir. Bu durumda mirasçılar “katılan” ya da diğer bir deyişle “müdahil” sıfatına sahip olacaklardır.

Görüleceği üzere duruma göre müşteki için farklı hukuki sıfatlar kullanılmaktadır. Bunları sıralamak gerekirse;

  • Katılan,
  • Müdahil,
  • Mağdur,
  • Müşteki şüpheli,
  • Müşteki sanık,
  • Katılan sanık,
  • Mağdur sanık,
  • Mağdur şüpheli vs.

Müşteki İle Davacı Arasında Ne Fark Var?

Müşteki, suçtan zarar gören, haksız bir eyleme uğrayan kişidir. Davacı ise bir hakkın yerine getirilmesi, bir hak kaybına uğraması halinde hak arayan kişidir.

Müşteki ceza yargılamasında söz konusudur. Davacı ise hukuk yargılamalarında söz konusu olmaktadır. Davacının tanımı, müştekiye göre çok daha kapsamlıdır. Davacı, bir hak talep etmektedir. Müşteki ise uğradığı haksız eylem sebebiyle faillerin cezalandırılmasını talep etmektedir.

Müşteki Şikâyet Süresi Ne Kadar?

Müşteki şikâyet süresi, suçun şikayete tabi olup olmadığına göre değişmektedir. Suçun şikâyete tabi olması halinde şikâyet süresi failin ya da fiilin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır. Şikâyete tabi olmayan yani re’sen soruşturulan suçlarda ise böyle bir süre söz konusu değildir. Suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kendiliğinden soruşturma başlatılır.

Şikayet süresi, her halde şu durumlara bağlıdır:

  • Ceza zamanaşımı,
  • Dava zamanaşımı,
  • Müsadere zamanaşımı.

Söz konusu zamanaşımı kavramı oldukça önem arz etmektedir.

  • Ceza zamanaşımı; Türk Ceza Kanunu m. 68’de düzenlenmiştir. Ceza zamanaşımı, mahkeme tarafından verilen cezanın kesinleşmesinden itibaren kanunda belirtilen sürelerde infaz edilememesi halinde gerçekleşir.

Türk Ceza Kanunu’nun 68. Maddesinde düzenlenen ceza zamanaşımı şu şekildedir:

Ceza zamanaşımı

Madde 68- (1) Bu maddede yazılı cezalar aşağıdaki sürelerin geçmesiyle infaz edilmez:

  1. a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl.
  2. b) Müebbet hapis cezalarında otuz yıl.
  3. c) Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmidört yıl.
  4. d) Beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl.
  5. e) Beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarında on yıl.

(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle ceza infaz edilmez.

(3) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı yurt dışında işlenmiş suçlar dolayısıyla verilmiş ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis veya on yıldan fazla hapis cezalarında zamanaşımı uygulanmaz.

(4) Türleri başka başka cezaları içeren hükümler, en ağır ceza için konulan sürenin geçmesiyle infaz edilmez.

(5) Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır.

  • Dava zamanaşımı ise belirlenen sürelerin geçmesinin ardından davanın açılamayacağını ifade etmektedir. TCK m. 66’da düzenlenmiş olup şu şekildedir:

Dava zamanaşımı

Madde 66- (1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;

  1. a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
  2. b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
  3. c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,
  4. d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl,
  5. e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, geçmesiyle düşer.

(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.

(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.

(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.

(5) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar.

(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.

(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz.

  • Müsadere zamanaşımı ise Türk Ceza Kanunu m. 70 ile düzenlenmiştir.

Müsaderede zamanaşımı

Madde 70- (1) Müsadereye ilişkin hüküm, kesinleşmeden itibaren yirmi yıl geçtikten sonra infaz edilmez.

Müsaderede zamanaşımı

Müşteki Şikâyet Hakkını Nasıl Kullanabilir?

Müşteki, suçu veya faili öğrenmesinden itibaren 6 ay içerisinde kolluk veya Cumhuriyet Savcılığına başvuruda bulunarak şikâyet hakkını kullanabilecektir. Bu durum şikâyete tabi suçlar açısından geçerlidir.

Şikâyete tabi olmayan suçlar yönünden ise, ilgili birimin suçtan haberdar olması yeterlidir.

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 158’de ihbar ve şikayet başlığı düzenlenmiştir.

İhbar ve şikâyet

Madde 158 – (1) Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir.

(2) Valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.

(3) Yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlar hakkında Türkiye’nin elçilik ve konsolosluklarına da ihbar veya şikâyette bulunulabilir.

(4) Bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olarak işlendiği iddia edilen bir suç nedeniyle, ilgili kurum ve kuruluş idaresine yapılan ihbar veya şikâyet, gecikmeksizin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.

(5) İhbar veya şikâyet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir.

(6) İhbar ve şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir. Bu durumda şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez. Soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar, varsa ihbarda bulunana veya şikâyetçiye bildirilir ve bu karara karşı 173 üncü maddedeki usule göre itiraz edilebilir.

İtirazın kabulü hâlinde Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma işlemlerini başlatır. Bu fıkra uyarınca yapılan işlemler ve verilen kararlar, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından görülebilir.(54)

(7) Yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma evresine geçildikten sonra suçun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması halinde; mağdur açıkça şikâyetten vazgeçmediği takdirde, yargılamaya devam olunur.

Müştekinin Hakları Nelerdir?

Müştekinin hakları, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda özel olarak düzenlenmiştir. Her somut olayda müştekinin talepleri de olayın neticelendirilmesi için önem arz etmektedir.

Mağdur ile şikâyetçinin hakları

Madde 234 – (1) Mağdur ile şikâyetçinin hakları şunlardır:

  1. a) Soruşturma evresinde;
  2. Delillerin toplanmasını isteme,
  3. Soruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamak koşuluyla Cumhuriyet savcısından belge örneği isteme,
  4. Vekili bulunmaması halinde, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme,
  5. 153 üncü maddeye uygun olmak koşuluyla vekili aracılığı ile soruşturma belgelerini ve elkonulan ve muhafazaya alınan eşyayı inceletme,
  6. Cumhuriyet savcısının, kovuşturmaya yer olmadığı yönündeki kararına kanunda yazılı usule göre itiraz hakkını kullanma.
  7. b) Kovuşturma evresinde;
  8. Duruşmadan haberdar edilme,
  9. Kamu davasına katılma,
  10. Tutanak ve belgelerden örnek isteme,
  11. Tanıkların davetini isteme,
  12. Vekili bulunmaması halinde, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme,
  13. Davaya katılmış olma koşuluyla davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yollarına başvurma.

(2) Mağdur, onsekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malûl olur ve bir vekili de bulunmazsa, istemi aranmaksızın bir vekil görevlendirilir.

(3) Bu haklar, suçun mağdurları ile şikâyetçiye anlatılıp açıklanır ve bu husus tutanağa yazılır.

(4) Soruşturma veya kovuşturma evresinde, dava nakli veya adlî tıp işlemleri nedeniyle yerleşim yeri dışında bir yere gitme zorunluluğu doğması hâlinde mağdurun yapmış olduğu konaklama, iaşe ve ulaşım giderleri, 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.

Sonuç

Ceza yargılamaları, alanında uzman avukatlar tarafından takip edilmelidir. Zira; ceza yargılamalarında “kişilerin hürriyeti” söz konusu olacaktır. Herhangi bir ceza yargılamasında taraf olmanız halinde Ekin Hukuk Bürosu ile iletişime geçerek alanında uzman avukatlarımızdan hukuki destek alabilirsiniz.

Av. Ahmet EKİN

Sık Sorulan Sorular

Bir davada müşteki ne demek?

Müşteki, mağdur olan kişidir. Bir suçun işlenmesi karşısında tehdit altında bulunan, haksız bir eyleme maruz kalan, zarar gören kişiye hukuken müşteki denilmektedir.

Müşteki sanık olur mu?

Müşteki sanık, kovuşturma aşamasında kullanılan hukuki bir sıfattır. Bir kimsenin hem bir suça maruz kalmış olması hem de bir suç isnadı altında olması halinde kullanılır.

Müşteki avukat tutmalı mı?

Kişilerin herhangi bir hak kaybı yaşamaması için bütün hukuki sürecin bir avukat ile yürütülmesi önem arz etmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu