Ceza Hukuku Genel Hükümler

Kast Ne Demek? Unsurları Nelerdir?

Kast, suç tipindeki objektif unsurların bilinmesi ve istenmesi anlamına gelmektedir. TCK’ya göre kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve isteyerek gerçekleştirilmesidir. (TCK m. 21/1)

Suçun kanuni tanımındaki maddi unsurların bilinerek ve istenerek gerçekleştirilmesi kastın varlığı için zorunludur. Suç tanımında yer almakla birlikte, eylemin ifade ettiği haksızlık üzerine etkili olmayan koşulların gerçekleştiğinin bilinip bilinmemesi, kastın varlığı açısından önem taşımaktadır. 

Kastın Unsurları Nelerdir?

Kastın Unsurları Nelerdir?

Kastın belli başlı unsurları vardır. Kastın unsurları bilme ve isteme olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. 

Bilme

Bilme, failin yaptığı hareketin ve bunun sonucunun ne olduğunu önceden anlayabilmesidir. Failin kasten hareket ettiğinin söylenebilmesi için suç tanımına uygun hareketi ve sonucu önceden düşünmüş ve tasavvur etmiş olması gerekir. 

Kastın varlığı için; 

  • Suç tanımına uygun hareket ve sonuç bilinmelidir.
  • Cezayı artıran olgular, mağdurla ilgili özellikler bilinmelidir. 

Bilme Unsurunun Neleri Kapsaması Gerekmez?

  • Nedensellik bağının, yani hangi hareketin sonucu ortaya çıkardığının bilinmesi gerekmez. 
  • Cezayı arttıran olguları bilmesi gerekmez.
  • Ceza muhakemesi koşullarını bilmesi gerekmez.
  • Cezalandırılabilme koşullarını bilmesi gerekmez.

İsteme

İsteme, belli bir şeyin yapılmasının ya da ortaya çıkmasının arzulanmasıdır. Kastta, bile unsuru, isteme unsurunu kapsamaz. Her bilinen şey istenmiş sayılamaz. Kast için yalnızca hareketin bilinip istenmesi yeterli değildir. Ayrıca sonucun da bilinip istenmesi gerekir. Ancak yalnızca hareketin bilinip istenmesinin yeterli olduğu suç tipleri de vardır. Örneğin salt hareket suçlarında, kast yalnızca harekete yöneliktir. Bu nedenle kastın varlığından söz edebilmek için sonucun öngörülmesi ve istenmesi aranmaz. Zaten bu tür suçlarda sonuç yoktur. 

Kastın Türleri Nelerdir?

Kastın Türleri Nelerdir?

Kast kendi içerisinde türlere ayrılır.

Genel Kast – Özel Kast

Genel kast, yasal suç tanımında yer alan hareketin ve sonucun fail tarafından bilinmesi ve istenmesidir. Genel kasttan söz edebilmek için kastın bilme ve isteme unsurlarının bulunması yeterlidir. Özel kast ise failin hareket ve sonucu bilmesi ve istemesi yanında, belli bir saik ya da amaçla hareket etmiş olmasıdır. 

Doğrudan Kast – Olası Kast

Doğrudan kast, failin asıl hedefine yönelik kasttır. Yani kesin olarak öngördüğü ve istediği sonucu gerçekleştirmeye yönelik kasttır.

Olası kast, failin asıl hedefi olan sonuç yanında başka sonuçların da ortaya çıkabileceğini öngörmesine karşın bunu kabullenerek eylemi işlemesidir. 

TCK’ya göre olası kast şöyle ifade edilmiştir. “Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi durumunda olası kast vardır.” Tanımda failin sonucu kabullenmesi unsuru bulunmamaktadır. 

Olası kastın başlıca sonuçları şunlardır:

  • Olası kast durumunda, temel ceza kural olarak üçte birden yarısına kadar indirilir. Olası kast genel bir indirim nedenidir.
  • Olası kast ile işlenen suçlarda, teşebbüsün mümkün olup olmayacağı tartışmalıdır. 

Olası kastın uygulanmayacağı suç tipleri şunlardır:

  • Kasten işlenebilen suçlar, ilke olarak hem doğrudan hem de olası kastla işlenebilir. Suç tipinde yer alan kasten ibaresi olası kastın varlığına engel değildir. Ancak yasadaki tanımında “bilerek” ifadesine yer verilmiş olan suçlar, yalnızca doğrudan kastla işlenebilir. Zira bu durumda failin “bilmesi” gereken şey asıl hedefi konumunda olduğundan suç yalnızca doğrudan kastla işlenebilir. Örneğin iftira suçunda, failin suçsuz olduğunu “bilerek” bir kişiye suç isnat etmesi gerektiğinden, bu suç ancak doğrudan kastla işlenebilir. Yine hakkı olmayan yerlere saldırı, (TCK m. 154/2), sahte parayı kabul etme (TCK m. 197/2), sahteliğini sonradan anladığı parayı dolaşıma (tedavüle) koyma (TCK m. 197/3), özel sahte belgeyi kullanma (TCK m. 207/2) suçları olası kastla işlenemez.
  • Yasal tanımında failin belirli bir amaç veya saikle hareket etmesinin arandığı suç tipleri olası kastla işlenemez. Örneğin hırsızlık (TCK m. 141), suç örgütü kurma (TCK m. 220) gibi.

Ani Kast – Tasarlama Kastı

Ani kast, suç isteme kastının ortaya çıkması ile suçun işlenmesi arasında bir zaman aralığının bulunmadığı kast türüdür. 

Tasarlama kastı ise suç işleme kararının ortaya çıkması ile suçun işlenmesi arasında bir zaman aralığının bulunduğu kast türüdür. Bu konuda plan kurma görüşü ve soğukkanlılık görüşü olmak üzere iki görüş bulunmaktadır. 

Başlangıç Kastı – Eklenen Kast

Başlangıç kastı, failin suç yoluna girerken, hareketin yapıldığı sırada sahip olduğu suç işleme kastıdır. Hareketin yapıldığı sırada var olan kast, sonucun gerçekleştiği sırada ortadan kalkmış olsa bile failin başlangıçtaki kastının sorumluluğu devam eder. 

Eklenen kast, hareketin tamamlanmasından sonra, ancak sonucun gerçekleşmesinden önce ortaya çıkan kasttır. Eklenen kast failin suç yoluna başlamasından sonra oluşur. 

Zarar Kastı – Tehlike Kastı

Failin bilme ve istemeden başka, belirli bir hakkın ya da yararın zarara uğramasını da istediği durumlarda zarar kastı; bu hakkın yalnızca tehlike ile karşılaşmasını arzuladığı durumlarda ise tehlike kastı oluşur. 

Kastın Belirlenmesi

Kastın Belirlenmesi

Kastın belirlenmesi ispata ilişkin bir sorun olduğundan, ceza muhakemesi hukuku ile ilişkilidir. Maddi ceza hukuku, kastın ispatlanması ile ilgilenmez. 

Amaç ve Saik

Amaç, failin tipe uygun eyleminin takip ettiği hedeftir. Amaç bakımından önemli olan failin davranışını tipte aranan amaca göre yönlendirmiş olması ve amacına erişme doğrultusunda harekette bulunmasıdır; yoksa amacın fiilen gerçekleşmesi önemsizdir. 

Saik, faili eylemi işlemeye iten iç etken, dürtüdür. Tıpkı amaç gibi kasttan önce gelen ve kastı hazırlayan bir duygu, düşüncedir.

Av. Ahmet EKİN & Stj. Ezgi DEMİROCAK 

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu