İcra ve İflas Hukuku

İcra Organlarının İşlemlerini Şikayet

Genel Olarak

Şikayet en genel anlamıyla, mahkeme ya da yardımcı organ niteliğinde olmayan bir icra veya iflas organının yaptığı hukuka aykırı işlemlerin iptalini veya düzeltilmesini ya da yapmadığı veya geciktirdiği işlemlerin yapılmasını sağlamak için ilgililere tanınmış haktır. Şikayet, takip hukukuna özgü hukuksal bir başvuru olanağıdır. Şikayet, icra ve iflas hukukunda düzenlenmiş kendine özgü bir yol olup medeni usul kapsamında bir dava veya yasa yolu değildir.

Şikayet teknik anlamda bir dava olmadığından, şikayet yargılamasında;

  • Islah yoluna başvurulmaz
  • Karşı dava süreci uygulanmaz
  • Davaya katılma, asli müdahale ve davanın ihbarı kurumları uygulanmaz.

İcra mahkemesinin ya da genel mahkemelerin işlemlerine karşı şikayet yoluna başvurulamaz. İlgililer yalnızca icra ve iflas dairesinin ve diğer bazı icra ve iflas organlarının işlemlerine karşı şikayet yoluna başvurabilir.

İcra ve iflas dairesi dışında işlemlerine karşı şikayet yoluna başvurulabilen öteki icra ve iflas organları şunlardır:

  • Alacaklılar toplantısı (İİK m.225)
  • İflas Bürosu (İİK m. 221/4)
  • İflas Dairesi (İİK m.227)
  • Konkordato komiseri (İİK m.290/3)
  • Konkordato alacaklılar kurulu (İİK m.309/1)

Şikayet yoluna başvurabilmek için şikayet edenin zarar görmesi ya da icra ve iflas organının kusurlu olması gerekmez. Şikayet konu işlemi yapan memurun kusurlu olup olmadığının önemi yoktur. Şikayet hakkında karar verilirken memurun kusurlu olup olmadığı araştırılmaz.

İcra Organlarını Şikayet Etmek

Şikayetin konusu, icra ve iflas dairelerinin işlemleridir. İşlemden anlaşılması gereken, icra ve iflas ya da sorun karşısındaki davranış biçimidir. Şikayet yoluna başvurabilmek için icra ve iflas organınca yapılmış olumlu veya olumsuz bir işlemin bulunması gerekir. Bu bakımdan icra ve iflas organının yapması gereken bir işlemi yapmaması veya ihmal etmesi, sürüncemede bırakması durumunda da bu olumsuz davranışı şikayet konusu yapabilir.

Şikayet Nedenleri

1) İşlemin yasaya aykırı olması

Bir yasa hükmünün ya hiç uygulanmaması ya da yanlış uygulanmasıdır.

2) İşlemin olaya uygun olmaması

İşlemin olaya uygun olmaması, yasanın icra memuruna takdir yetkisi vermiş olduğu durumlarda, icra memurunun bu yetkisini kullanırken somut olayla bağdaşmayan bir çözüme ulaşmasıdır.

3)Bir hakkın yerine getirilememesi

Bir hakkın yerine getirilmemesi, icra memurunun görevi gereği yapmakla yükümlü olduğu bir işi yapmayı reddetmesidir.

İcra memuru, bir işlemi yanlış da olsa yaparsa artık bir hakkın yerine getirilmemesine değil, yasaya aykırılık ya da olaya uygun olmama nedenine dayanılarak şikayet yoluna başvurulur.

4) Bir hakkın nedensiz yere sürüncemede bırakılması

Bir hakkın nedensiz yere sürüncemede bırakılması, icra memurunun, kediliğinden veya ilginin istemi üzerine yapmak zorunda olduğu bir işlemi, açıkça yapmayı reddetmemekle birlikte, yasada öngörülen veya uygun olan bir süre içinde, haklı bir neden olmaksızın yapmamasıdır.

Şikayetin Tarafları

Şikayet bir dava olmadığından şikayette davacı ve davalı yoktur. Zira şikayet eden kişi bir başkası ile uyuşmazlık içinde değildir. İşlemine karşı şikayet yoluna başvurulan icra dairesi veya işlemde yararı bulunan kişiler taraf değildir. Bu nedenle şikayet başvurusunda davacı veya davalı terimleri kullanılmaz. Şikayette taraflar, şikayet eden ve şikayet olunandır.

Şikayet yoluna başvurulabilmesi için bu yola başvuracak kişinin taraf ve şikayet ehliyeti ile hukuksal yararın bulunması gerekir. Şikayette bulunmak isteyen kişinin icra organlarının yaptığı veya yapmaktan kaçındığı işlemden doğrudan doğruya etkilenmiş olması gerekir.

Takibe alacaklı veya borçlu olarak katılmamış üçüncü kişiler, hukuksal yararları varsa şikayet yoluna başvurabilirler. Üçüncü kişilerin şikayet yoluna başvurabilmeleri için hukuksal yararlarının olduğunu ispat etmeleri gerekir. Ancak üçüncü kişilerin işlemden zarar gördükleri açıkça gözüküyor ise şikayet yoluna gidebilirler.

Şikayet olunan, şikayet konusu işlemi yapan icra ve iflas dairesidir. Ancak gerek öğretide gerekse uygulamada, icra dairesinin şikayette taraf olmayacağı görüşü yaygındır.

İcra dairesinin taraf olarak gösterilmemesi, şikayet incelemesi sırasında icra mahkemesinin, işlem yapan icra dairesinden açıklama yapmasını istemesine veya onların dinlenmesine engel olmaz.(İİK M.18/3)

Şikayet Süresi

Kural

Kural olarak şikayet süresi yedi gündür. Süre, şikayet edenin şikayet konusu işlemi öğrendiği tarihten itibaren başlar.( İİK m.16/1) Şikayet süresi hak düşürücü niteliktedir.

İcra Organları ve Süresi

Süresinden sonra yapılan şikayet dinlenmez. Şikayet süresi kamu düzenine ilişkin olduğu için bu sürenin kaçırılması durumunda eski hale getirme yoluna başvurulamaz. Ancak Yargıtay’a göre şikayet yönünden eski hale getirme kurumunun (HMK m.95,96) uygulanması gerekir.

İstisna(Süresi Şikayet)                                                                                                                       

  • Şikayetin süreye tabi olmadığı durumlar şunlardır:
  • BİR HAKKIN YERİNE GETİRİLMEMESİ
  • BİR HAKKIN NEDENSİZ SÜRÜNCEMEDE BIRAKILMASI
  • KAMU DÜZENİNE AYKIRILIK

Öğretide ve uygulamaya göre, aşağıdaki işlemler süresiz olarak şikayet edilebilir.

  • İcra müdürünün mahkeme adına karar vermesi
  • Alacaklının taraf veya takip ehliyetinin bulunmaması
  • Borçluya ödeme emri tebliğ edilmeden malların haczedilmesi
  • Devlet mallarının haczedilmesi
  • İlam niteliğinde olmayan bir belge için icra emri düzenlenmesi ve ilamlı takip yürütülmesi
  • Takibin dayanağı olan ilama aykırı işlem yapılması
  • Kesinleşmeden icra edilemeyecek ilamların kesinleşmeden icraya konması
  • Sosyal güvenlik kurumlarından alınan emekli maaşının haczi
  • Harcın yasaya aykırı olarak hesaplanmış olması
  • Satışa çıkarılan malın artırmada %50 koşulu sağlanmasan ihale edilmiş olması

Başvuru Makamı

Şikayet başvurusu, kural olarak icra mahkemesine yapılır ve orada karara bağlanır. İcra dairesine yapılan şikayet başvurusu geçersizdir; yapılmamış sayılır ve herhangi bir hukuksal sonuç doğurmaz. Bu başvuruyla, şikayet süresi konmuş olmaz. Yetkili icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesidir. İcra mahkemesinin buradaki yetkisi kesindir. Bu nedenle yetki sözleşmesi yapılamaz.

İcra ve İflas yasasına göre takip hangi icra dairesinde başlamış ise bu takiple ilgili itiraz ve şikayetler, takibin yapıldığı yer icra müdürlüğünün bağlı olduğu icra mahkemesinde çözümlenir. ( İİK m.4) Ancak bu kuralın iki istisnası vardır.

  • Haciz olunacak mal, takibi yürüten icra dairesinin yetki alanı dışında ise haciz, malın bulunduğu yer icra dairesince istinabe yoluyla yapılır. Bu haciz ile ilgili şikayet, haczi yapan icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesince incelenir. (İİK m.79)
  • Haczedilen mallar takibin başlatıldığı icra dairesinin yargı çevresi dışındaki bir yerde bulunduğu takdirde satış istinabe yolu ile yapılır. İstinabe yoluyla yapılan satışlar bakından artırma ve ihaleye ilişkin şikayetler de istinabe olunan icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesince incelenir.( İİK m.360)

Usul

Şikayet, yazılı veya sözlü olarak yapılabilir. Yazılı olarak yapılan şikayet icra mahkemesine verilecek bir dilekçeyle yapılır. Sözlü şikayet ise şikayet iradesinin, icra mahkemesinde tutanağa geçirilmesi ile yapılır. Şikayet takibin yapıldığı yerdeki icra müdürlüğünün bağlı olduğu icra mahkemesine yapılır. (İİY m.4) Ancak bu kuralın iki istisnası vardır;

  • İlk olarak haciz olunacak malların başka bir yerde bulunması durumunda icra dairesi, malların bulunduğu yer icra dairesine istinabe ederek haczin yapılmasını ister. Bu durumda hacizle ilgili şikayetler, kendisine istinabe edilen icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesince çözümlenir.
  • Haciz işlemleri doğrudan müzekkere yazılarak yapılmış ise haciz işlemini yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesi şikayetleri incelemekle yükümlüdür.

Şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurandan peşin harç olarak başvurma harcı ile maktu karar ve ilam harcı alınır.

İcra mahkemesi şikayeti basit yargılama usulüne göre inceler. Şikayet başvurusu dilekçe ile yapılabileceği gibi sözlü olarak da yapılabilir.(İİK m.18/2)

Duruşmada yapılmayan işlerde, icra mahkemesi, işin kendisine geldiği tarihten itibaren en geç on gün içinde karar verir.( İİK m.18) Duruşma yapılmasına karar verirse tarafları en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelemseler bile şikayeti inceler ve gereken kararı verir. (İİK m18/3) Duruşmalar ancak zorunlu durumlarda ve otuz günü geçmeyecek biçimde ertelenebilir.( İİK m.18)

İcra mahkemesi, şikayet edenin bildirmiş olduğu nedenlere bağlı değildir. İcra mahkemesi, şikayet başvurusunu incelerken takdiri kanıtlara başvurabilir; tanık dinleyebilir, bilirkişiye başvurabilir, keşfe karar verebilir.

Şikayet kendiliğinden icrayı durdurmaz. Ancak icra mahkemesi şikayet sonuçlanıncaya kadar istem üzerine veya kendiliğinden icranın durmasına karar verebilir.

Sonuçları

  • Şikayet süresi içinde yapılmamışsa icra mahkemesi şikayet istemini usulden reddeder.
  • Şikayet başvurusu süresinde yapılmasına karşın şikayet nedenleri yerinde değilse icra mahkemesi istemini esastan reddeder.
  • Şikayet incelemesi sırasında icranın durdurulmasına karar verilmişse şikayetin reddi üzerine icraya kaldığı yerden devam edebilir. İcra mahkemesi şikayet nedenlerini yerinde görürse şikayeti kabul eder.
  • Şikayet yargılanması devam ederken şikayet konusu işlemin etki ve sonuçları ortadan kalkarsa şikayet de konusuz kalır.
  • Şikayet yargılanmasında vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11/3. Maddesi gereğince maktu olarak hesaplanması gerekir.
  • Şikayetin reddi ve kabulü kararı yasal parasal sınırı aşıyorsa bu karar için yasa yoluna başvurabilir.

Av. Ahmet EKİN & Stj. Av. Mervenur ÖZKAN

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu