İcra ve İflas Hukuku

İflasın Sonuçları Nelerdir?

İflasın sonuçlarını borçlu ve alacaklı yönünden ayrı ayrı değerlendirmek gerekirse;

Borçlu (Müflis) Açısından Sonuçları Nelerdir?

Alacaklının talebi üzerine açılan iflas davasında iflas kararının çıkmasıyla iflas başlamış olur ve borçlu müflis sıfatını kazanır.

Müflis borçlu için bu kararın hem özel hukuk hem de kamu hukuku açısından doğurduğu önemli sonuçları vardır.

Özel Hukuk Bakımından Sonuçları Nelerdir?

Ehliyet Bakımından Sonuçları:

  • İflas kararının çıkmasıyla ve iflasın başlamasıyla birlikte müflis sıfatı kazanan borçlunun tasarruf ehliyeti kısıtlanır ve haczedilen tüm mal ve hakları kendiliğinden bir topluk oluşturur. Oluşan bu topluluğa iflas masası denmektedir. Borçlunun bu malları üzerindeki tasarruf yetkisi sınırlandırılmıştır. (İİK m.184/1)

İflas masası: Madde 184 – İflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer. Müflis namına gelen mektuplar iflas idaresi tarafından açılır ve sair mevrudelerin de masaya gönderilmesi posta idaresine bildirilir.

  • İflas masasının yasal(kanuni) temsilci iflas dairesi olduğundan iflas masasını üzerindeki tasarruf yetki iflas dairesine aittir. (İİK m.226/1)

Madde 226 – Masanın kanuni mümessili iflas idaresidir. İdare masanın menfaatlerini gözetmek ve tasfiyeyi yapmakla mükelleftir

  • Borçlunun tasarruf yetkisi sınırlandırıldığından iflas masasına dahil olan mal ve hakları hakkında yaptığı tüm tasarruf işlemleri alacaklılara karşı geçersizdir. (İİK m.191/1)

(İİK m.191/1)- Borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür.

  • İflas dairesi borçlunun sadece alacaklıların yararına yaptığı tasarruf işlemlerini onaylar. Yani müflis sadece borçlandırıcı işlemler yapabilir. Fakat bu sözleşmeden doğan borcunu yerine getirerek malı teslim edemez.

İflas masasına dahil olan hak ve alacaklar şöyledir;

  1. Müflisin taşınır ve taşınmaz malları
  2. Şahsına ait olan parası
  3. Bankadaki mevduat alacakları
  4. Payları ve elbirliği mülkiyetteki payları
  5. İntifa hakkı
  6. Taksim edilmemiş bir mirastaki payı
  7. Fikir ve sanat eserleri üzerindeki
  8. Müflisin miras, vasiyet, hibe,
  9. Mali hakları
  10. piyango vb. şans oyunlarında kazandığı paralar

Müflisin borçlunun üzerinde rehin bulunan mülkiyeti kendisine ait malları da iflas masasına girer.

  • İhtiyaten haczedilmiş mallar da iflas açıldığı zaman paraya çevrilmemiş ise mallar iflas  masasına girer.(İİK m.186/f.1)

İyi Niyet Bakımından Sonuçları:

İflasta 3 istisna dışında üçüncü kişiler iyi niyetli bile olsa iflas masasına karşı yaptıkları işlemler geçersiz sayılmıştır. Ticaret Mahkemesinin iflas kararı verdiği süreyle ve iflas kararı ilanı arasındaki süre boyunca aşağıda belirtilen 3 durumda Yasa bu kişilerin iyi niyetini korumuştur. Eğe bu işlemler bu aralıkta değil de iflas ilanından sonra gerçeklemiş ise geçersizdir.

Müflisin İyi Niyetli Olarak Bir Bono Veya Poliçe Bedelini Ödemesi:

İflas açılmadan önce borçlu tarafından imza edilmiş emre muharrer bir senet veya üzerine keşide olunmuş bir poliçe, iflasın ilanından sonra vadesinde müflis tarafından ödenmiş olursa iflastan haberdar olmayan ve ödemenin reddi halinde üçüncü bir şahsa rücu hakkını kullanabilecek vaziyette bulunan hamilden ödenen meblağ geri alınamaz. (İİK m.191/2)

Müflise İyi Niyetli Olarak Yapılan Ödemeler:

Borçlu hakkında iflas kararı verildikten sonra kural olarak müflise karşı yapılan ödemeler geçersiz sayılmaktadır. Sadece müflise ödemede bulunan borçlusu üçüncü kimsenin iflas masasına yaptığı ödeme geçerli sayılır. İflas masasına yaptığı ödeme oranında borcundan kurtulur. Kural olarak müflis yapılan ödeme iflas masasına girmemişse müflisin borçlusu borcundan kurtulamaz. Bu kuralın istisnası ise eğer müflisin borçlusu iflas kararı verildikten fakat iflas ilan edilmeden önce iflas kararından haberi olmadan iyi niyetli bir şekilde müflise olan borcunu ödemişse yaptığı ödeme geçerli sayılmaktadır. (İİK m.192)

Emtiayı Temsil Eden Senetlere Dayanarak İyi Niyetle Kazanım:

Satıldığı ve gönderildiği halde iflasına hükmolunmazdan önce müflisin eline geçmeyen mallar için masa tarafından bedeli verilmiş olmadıkça satıcı istirdat iddiasında bulunabilir. Bu mallar iflasın ilanından önce taşıma senedi, konişmento, makbuz senedi, varant gibi emtiayı temsil eden bir senetle iyi niyet sahibi üçüncü bir şahsa satılmış veya rehnedilmiş olurlarsa artık geri alınamazlar.(İİK m.190/2)

Takipler

İflâsın açılmasından önce müflise karşı başlamış olan takipler iflâsın açılması ile kural olarak durur ve iflâsın kesinleşmesi ile de düşer. (İİK m.193)

Fakat iflas kararı sonucu üst mahkemeye başvurulması sonucu iflas kaldırılır, Ticaret Mahkemesi iflasın reddine karar verirse ve ret kararı kesinleşirse durmuş olan takiplere devam edilebilir. Bu takipler;

 İİK Madde 193 –İflasın açılması, borçlu aleyhinde haciz yoluyla yapılan takiplerle teminat gösterilmesine ilişkin takipleri durdurur

İflasın açılmasıyla birlikte sadece müflise karşı başlatılmış takipler durur. Müflis tarafın açılan takipler iflasın açılmasıyla birlikte durmaz, iflas kararından sonra iflas masası tarafından takiplere devam eder.

İflasın açılmasıyla duracak ve karar kesinleşince düşecek takipler şunlardır:

Duracak Takipler:
  • İlamsız ve ilamlı haciz yoluyla takipler
  • Genel iflas ve kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takip
  • Teminat gösterilmesine ilişkin takipler
  • Kamu alacaklarının tahsili için 6183 sayılı Yasa’ya göre yapılan takipler durur.
Durmayan Takipler:
  • Rehinin paraya çevrilmesi yoluyla başlanmış takipler
  • Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin ilamların icrası
  • Müflise karşı başlatılmış olan ilamsız tahliye takipleri ve müflisin kendi borçlularına karşı başlattığı takipler durmaz.

Müflis için iflas kararı kesinleşirse durmuş olan takipler düşer.

İflasın Sonuçları Nelerdir?

Davalar

iflâstan önce açılmış Müflisin davacı veya davalı olduğu ve halen derdest olan, iflâs masasına giren mal ve haklara ilişkin hukuk davaları iflâsın açılması ile durur. (İİK m.194)

Duran davalara ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra devam edilebilir.(İİK m.194/1,c.1)

Duran davalar bakımından zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemeyecektir.(İİK m.194/2)

İİK m.194 Kanun hükmü çerçevesinde İflasın açılmasıyla birlikte aşağıda belirtilen davalar durmaz:

  • Acele davalar
  • Vücut üzerinde ortaya çıkan zararlardan doğan tazminat davaları
  • Evlenmeye ve kişisel durumlara ilişkin davalar
  • Şeref ve haysiyete tecavüzden doğan davalar
  • Nafaka davaları
  • Rehnin paraya çevrilmesiyle ilgili davalar
  • İdari davalar
  • Ceza davaları

Kamu Hukuku Bakımından Sonuçları Nelerdir?

İflasın kamu hukuku bakımından doğurduğu sonuçlar üçe ayrılmaktadır:

Adi İflas

Adi iflas, müflisin kusuruna, taksiratına dayanmayan iflas türüdür. Bu iflas türünde  İflasının gerçekleşmesinde müflisin bilerek gerçekleştiği bir kusuru yoktur. Adi iflasta iflas edene adi müflis denmektedir. Adi müflis avukat, noter , banka yöneticisi, Sermaye piyasasına göre aracı kurum yöneticisi olamaz. Çünkü İİK m.314’e göre ‘Adi müflis masaya kabul edilmiş bütün alacaklıların alacaklarını itfa ettiğine dair makbuz veya vesikaları göstererek iflasa karar veren mahkemeden itibarının yerine gelmesini isteyebilir.’ Hükmü uyarınca iflas eden kimsenin bu işleri yapabilmesi için itibarının yerine getirilmiş olması gerekmektedir.

Taksiratlı İflas

Taksiratlı iflas, müflisin iflasında tacir olarak yaptığı meslekte yapması gereken bir şeyi yapmaması ya da yapmaması gereken bir şeyi yapması yani bilerek kendi kusuruyla iflasını sağlaması durumunda gerçekleşir.

Türk Ceza Kanununda taksiratlı iflas suç olarak tanımlanmıştır.(TCKm.162)

İcra İflas Kanunu uyarınca aşağıdaki hallerden birine sahip olan müflis taksiratlı sayılır ve TCK gereğince cezalandırılır (İİK m.310)

  • Ziyanları için makul sebep göstermezse
  • Yaşadığı evinin masrafları gerekenden fazla ise
  • Kumar ya da şans oyunlarında ve borsa işlemlerinde önemli miktarda para harcamışsa
  • Borcunun mevcudunun alacağından çok olduğunu bildiği halde bu durumundan haberleri olmayan kimselerden önemli miktarda borç ya da veresiye mal satın almışsa
  • TTK m.66/f.1-3 arası sayılan defterleri hiç ya da kanunun emrettiği şekilde tutmadıysa
  • Mevcudu ile alacağından çok daha fazla meblağlar için senetler imzalamışsa
  • İflas takibi sırasında mahkeme, iflas idaresi veya iflas dairesi tarafından çağrıldığında makbul bir mazeret göstermeksizin gelmemişse
  • İşlerini terk ederek kaçmışa
  • Önceki konkordato koşullarını ifa etmeden yeniden iflasa hükmolunmuşsa
  • İİK m.178/son maddesi hükmüne uymayıp bir yıl içinde iflası gerçekleşmişse taksiratlı iflas sayılır.

Dolanlı (Hileli) İflas:

İflasından önce veya sonra alacaklılarını zarara sokmak kastıyla ve bilerek aşağıdaki suretlerle hileli muamelelerde bulunan kimse hileli müflis sayılır ve Türk Ceza Kanununa göre cezalandırılır:

Hileli iflas halleri: Madde 311

  1. Alacaklıların müşterek rehini makamında olan mallarını tamamen veya kısmen kaçırır, gizler veya tahrip ederse;
  2. Alacaklıların zararına olarak hakikate aykırı makbuzlar verir veya yazı ile borç ikrar ederse;
  3. Muvazaalı satışlar, muameleler yahut bağışlamalar yaparsa;
  4. Evlenme mukavelesinde hakikaten getirilmemiş bir çeyizi getirilmiş gibi tanır ve karı da bu mukaveleyi kocasının alacaklılarına karşı istimale kalkışırsa;
  5. Hakikate aykırı borç ikrar etmek yahut muvazaalı muameleler ve mukaveleler yapmak suretiyle alacaklılarını zarara sokarsa;
  6. Borcu mevcudu ile alacağından ziyade olduğunu bildiği halde ehemmiyetli kıymeti haiz ticari mallarını yahut fabrikasının mahsullerini hem satış gününün piyasasından, hem de mal olduğu veya satın alındığı kıymetten pek aşağı bir fiyatla satmak suretiyle mevcudunu israf ederse;
  7. Konkordato mukavelesi haricinde alacaklıya hususi menfaatler temin ederse;
  8. Hakikate aykırı muhasebe ve sahte bilançolarla aktifini hakikatte olduğundan fazla veya noksan gösterirse.

Alacaklı Açısından Sonuçları Nelerdir?

  • İflâsın açılmasıyla henüz vadesi gelmemiş olan alacaklar da, iflâs kararı ile birlikte talep edilebilir hale gelir.(İİK m.195) İflâsın açılması gününe kadar işlemiş olan faiz ve takip masrafları ana paraya eklenerek iflâs masasına yazdırılır.
  • İflasın açılması ile birlikte, iflas masasına giren alacaklarda faiz işlemeye devam eder(İİK m.196)
  • Alacaklı taliki bir şarta veya gayri muayyen bir vadeye muallak bulunan alacağını da kaydettirebilir(İİK m.197/f.1)
  • Konusu para olmayan alacak ona muadil bir kıymette para alacağına çevrilir.(İİK m.198)

Av. Ahmet EKİN & Stj. Av. Mervenur ÖZKAN

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu