Ceza Muhakemesi Hukuku

Olağanüstü Yasa Yolları Nelerdir?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtirazı Nedir?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının, Yargıtay Ceza Dairelerinin hukuka aykırı bulduğu kararlarına re’sen veya talep üzerine başvurduğu kanun yoludur. Bu yasa yolunun uygulamada bulunma amacı hukuka aykırı Yargıtay Ceza Dairesi Kararlarının tekrar incelenmesidir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re’sen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.

İtirazname ile yapılan itiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir. Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı konusunda itiraz sebepleri belirtilmediğinden hukuka aykırılık oluşturabilecek haller bakımından itiraz yoluna başvurabilmek mümkündür. Hukuka aykırılık hali maddi veya usul hukukuna ilişkin olabilmektedir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu incelemesini dosya üzerinden yapmaktadır. Kurul itiraz nedeniyle bağlı olmaksızın kararı bütünüyle inceler.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, itirazın süresinde yapılıp yapılmadığını, ileri sürülen nedenin itiraz konusu olup olmayacağını inceledikten sonra, itiraz süresi geçmiş veya konu itiraz edilebilir değilse usulden ret kararı verir.Süresinde ve itiraz edilebilir olduğu saptanırsa karar esastan incelenir. İtiraz yerinde bulunmazsa esastan ret kararı verilir; yerinde görürlerse karar yerine geçecek ve itiraz doğrultusunda, kurulun gördüğü nedenle karar verilir.

Kanun Yararına Bozma Nedir?

Ceza yargılamasında kanun yararına bozma kesinleşmiş yargı kararlarına karşı gidilebilen bir kanun yoludur. Henüz kesinleşmemiş kararlara karşı ise kanun yararına bozma yoluna gidilemez.

Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesine göre; Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.

Kanun yararına bozma; kesin hükmün otoritesini etkileyen, ileri sürülen hukuka aykırılıkların saptanması ile sınırlı olağanüstü kanun yoludur.

Kanun yararına bozma yoluna başvurabilmek için hukuka aykırılığın ciddi boyutlarda olması gerekmektedir.  Mahkemenin takdirine bağlı hallerle, delillerin takdir ve değerlendirilmesinde yapılan yanılgılar sebebiyle kanun yararına bozma yoluna başvurulamaz. Örneğin temel ceza miktarının belirlenmesinde ölçütlerin yanlış kullanılması halinde kanun yararına bozma isteminde bulunulamaz.

Kanun yararına bozma yoluna gidilebilmesi için karar veya hükmün istinaf ve temyiz yoluna başvurulmadan kesinleşmiş olması aranmaktadır. Yani hükümdeki hukuka aykırılık hakkında olağan kanun yollarına başvurulabiliyorsa kanun yararına bozma kanun yoluna başvurulamaz.

Kanun yararına bozma yetkisi Adalet Bakanlığına aittir. Adalet Bakanlığı istinaf ve temyiz yargılaması olmaksızın kesinleşen kararlarda hukuka aykırılık olmadığını öğrenirse hukuka aykırılık nedenlerini yazılı olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bildirir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

Kanun yararına bozma başvurusuna konu olabilecek bazı mahkeme kararlarına şu örnekler verilebilir:

  • İstinaf veya temyiz incelemesinden geçmeyen her türlü ceza mahkemesi kararı aleyhine kanun yararına bozma başvurusu yapılabilir.
  • Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itiraz üzerine Sulh Ceza Hakimliğitarafından verilen itirazın reddi kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilebilir.
  • Cumhuriyet savcısının iddianamenin iadesine itirazı üzerine merciin itirazın reddi kararı aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilebilir.
  • HAGB kararıaleyhine kanun yararına bozma başvurusu yapılabilir.
  • Yargılamanın yenilenmesibaşvurusunun reddine itiraz üzerine yerel mahkemenin verdiği karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilebilir.

Kanun yararına bozma yargılaması sonucunda şu kararlar verilebilir:

  • 223 üncü maddede tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkeme, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir.
  • Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.
  • Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez.
  • Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.

Kanun yararına bozma yargılaması neticesinde verilen bozma kararına karşı direnilemez.

Yargılamanın Yenilenmesi Nedir?

Yargılamanın yenilenmesi olağanüstü bir kanun yolu olması sebebiyle kesinleşmiş olan hükümdeki hukuka aykırılıkların ortadan kaldırılmasını sağlayan bir kanun yoludur. Yargılamanın yenilenmesi ile maddi olaya ilişkin yanılgıların ortadan kaldırılması hedeflenmiştir. Hükmün infaz edilmiş olması yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulmasını engellemez.

Mahkeme re’sen yargılamanın yenilenmesi yoluna gidemediğinden mutlaka talebin varlığı aranır.

Ölenin eşi, üstsoyu, altsoyu, kardeşleri yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunabilirler. Bu kişilerin yokluğu hâlinde, Adalet Bakanı da yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunabilir. Hükümlü de kendi lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurabilir.

Yargılamanın yenilenmesi istemi hükmün infazını ertelemez. Ancak mahkeme, infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar verebilir.

Yargılamanın yenilenmesi nedenleri hükümlü lehine ve hükümlü aleyhine nedenler olmak üzere ikiye ayrılır.

Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi halleri şunlardır:

  • Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa.
  • Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa.
  • Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise.
  • Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise.
  • Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa.
  • Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya ceza hükmü aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir.

Hükümlü aleyhine başvurulabilecek nedenler ise şu şekildedir:

  • Duruşmada sanığın veya hükümlünün lehine ileri sürülen ve hükme etkili olan bir belgenin sahteliği anlaşılırsa.
  • Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek nitelikte olarak görevlerini yapmada sanık veya hükümlü lehine kusur etmiş ise.
  • Sanık beraat ettikten sonra suçla ilgili olarak hâkim önünde güvenilebilir nitelikte ikrarda bulunmuşsa.

Yargılamanın hükümlü lehine yenilenmesi için kanunda herhangi bir süre öngörülmemiştir, ne kadar süre geçerse geçsin yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulabilir.

Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir. Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına dair olan karar, duruşma yapılmaksızın verilir.

Bir suç iddiasına dayandırılan yenileme istemi, ancak bu fiilden dolayı kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü verilmiş veya mahkûmiyeti gerektirecek nitelikte kuvvetli delil bulunmaması dışında bir nedenle ceza soruşturmasına başlanamamış veya sürdürülememişse kabul edilebilir.

Yargılamanın yenilenmesi istemi;

  • Kanunda belirlenen şekilde yapılmamış
  • Yargılamanın yenilenmesini gerektirecek yasal hiçbir neden gösterilmemiş
  • Doğrulayacak deliller açıklanmamış ise, bu istem kabule değer görülmeyerek reddedilir.

Mahkeme, yargılamanın yenilenmesi istemini yerinde bulursa delillerin toplanması için bir naip hâkimi veya istinabe olunan mahkemeyi görevlendirebileceği gibi; kendisi de bu hususları yerine getirebilir. Delillerin toplanması bittikten sonra Cumhuriyet savcısı ve hakkında hüküm kurulmuş olan kişiden yedi günlük süre içinde görüş ve düşüncelerini bildirmeleri istenir.

Yargılamanın yenilenmesi istemindeki iddialar;

  • Yeterli derecede doğrulanmazsa,
  • Duruşmada kullanılan hükmü etkileyen belgenin sahteliğinin
  • Tanık veya bilirkişinin hükümlü aleyhine kasıt veya ihmalle gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiğinin vb. önce verilmiş hükme etkisinin olmadığı anlaşılırsa bu durumda duruşma yapılmaksızın istem reddedilir.

Hükümlü ölmüşse mahkeme yeniden duruşma yapmaksızın gerekli delilleri topladıktan sonra hükümlünün beraatine veya yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verir. Diğer hâllerde de mahkeme, bu hususta yeterli delil varsa Cumhuriyet savcısının uygun görüşünü aldıktan sonra duruşma yapmaksızın hükümlünün derhâl beraatine karar verir.

Yeniden yapılan duruşma sonucunda;

  • Önceki hüküm onaylar veya
  • hükmün iptali ile hakkında yeniden hüküm verir.

Yargılamanın yenilenmesi sonucunda beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının verilmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararının tamamen veya kısmen infaz edilmesi dolayısıyla kişinin uğradığı maddî ve manevî zararlar koruma tedbirleri nedeniyle tazminat hükümlerine göre tazmin edilir.

Av. Ahmet EKİN & Stj. Av. Ezgi YÜCEL

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu